Ateistlerin Vakitleri Yok

Ateistlerin vakti çok kısıtlı. Her an ölebilirler ve onlar için her şey bitebilir. Çok acil bir şekilde hayatlarını yaşayabilmeleri gerekiyor. Yaşayabildiklerince yaşamalılar. Tabii bunu yalnızca imkanları dahilinde yapabilecekler. Bazısı dünyayı dolaşıp tatilin kralını yaparken, bazısıysa semtinden bile çıkamadan işinde gücünde patronuna hizmet edecek. İnkar ettikleri Allah’ın nimetlerini hızlı hızlı, birer birer tatmaları gerekmekte.

Örneğin biz, paraşütle atlamayı ya da bir gemi seyahatine çıkmayı ahirete erteleyebilir ve buradaki zamanımızı daha fazla hayır yapmak için harcayabiliriz; oysa onlar bunu asla yapamazlar. Vakitleri yoktur ki, nasıl yapsınlar? Bir de üzerine, inandıkları tek hayatı doyasıya yaşayamadıkları için üzüleceklerdir. Ayrıca her ne yapacaklarsa, bunların çoğunu gençken yapmalılar. Çünkü yaşları ilerledikçe herkes gibi ihtiyarlayacaklar ve bir de ortaya yapmak isteyip de yapılamayan arzular çıkacaktır.

Bu gibi zavallı nedenlerden ötürü, eğer bir ateiste denk gelirseniz, onlara altı aylık ömrü kalmış hasta muamelesi yapın. Önce görevinizi yapın, Allah’ı, dini anlatın; baktınız inanmıyorlar, kendi hallerine bırakın. İnanmadıkları Allah’ın dilediği kapasitede ve dilediği süre kadar yaşayıversinler. Baktınız, Allah’a teslim olmuyorlar, rahat bırakın, üzerlerine çok gitmeyin. Bir de bize laf yetiştirmeye çalışıp vakit kaybetmesinler. Bir de hem ateist olup, hem de ömrünü Allah’a inananları yollarından döndürmeye adamış olanları var bunların, onlardan hiç bahsetmiyorum bile.

Ali İmran Suresi, 178. Küfre sapanlar, onlara süre tanımamızın kendileri için hayırlı olduğunu asla düşünmesinler. Onlara, biraz daha günah işlesinler diye süre veriyoruz. Yere geçirecek bir azap var onlar için. 

Araf Suresi, 146. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Bu böyledir. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar ve onlara karşı kayıtsız kaldılar.

Araf Suresi, 175-176. Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi. Dileseydik onu, o ayetlerle yüceltirdik. Ama o, yere saplandı, iğreti arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan dilini sarkıtarak solur. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.