Allah Kullara Eziyet Edici ve Kötü Değildir

 

Kuran’a bakarsak Allah’tan gelen her musibetin bir sebebi olduğunu görürüz. Allah kuluna durduk yerde kaza, bela, hastalık, sıkıntı, keder vermemektedir. Allah, kötü olmadığını, kullarına zulmetmediğini, kulların kendi kendilerine zulmettiklerini söylemektedir:

Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Ama insanlar kendilerine zulmediyorlar. Yunus 44 

Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmetmez. Fussilet 46 

“İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir. Allah, kullara asla zulmetmez.” Enfal 51 

“Al, işte bu, iki elinin önden gönderdiğidir. Şu bir gerçek ki, Allah, kullara asla zulmedici değildir.” Hac 10 

Hatta Allah çok affedici, çok merhametli olduğu için pek çok yanlışımızı da bağışlar:

Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor. Şura 30 

Allah’ın başımıza bela vermesindeki bir başka amaç, bizi kendisinden uzaklaştırmak değil, aksine, kendisine yaklaştırmaktır. Bazılarımızın her şey yolundayken şımarıp kendisini umursamayacağını bilen Allah; onları sıkmakta ve bunu kötü biri olduğu için değil, iş olsun diye de değil, kendisini hatırlamamız ve bir daha unutmamamız için yapmaktadır. Çünkü kendisini hatırlamamız, bizi önce O’na teslimiyete, sonra en iyi ahlaka, sonra O’nun rızasına, sonra da cennetine götürecektir:

Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar. Müminun 76 

Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlıkla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar. Araf 94 

Ayetten anlaşıldığı üzere Allah’ın azap etmesindeki maksat, kullarının boyun eğip, kendisine sığınmasını sağlamaktır. Çünkü ahretteki gerçek azap bu dünyadaki gelip geçici ve hafif azap türlerine benzememektedir. Bir başka deyişle Allah, kullarını o en büyük azap olan ahiret azabından kurtarmak için dünyadayken küçük bir hamle yapar. Allah’ın tüm iyi niyetine rağmen, kulların zalimliklerinde diretmekte, zalimliklerine zalimlik katmakta olduklarını görüyoruz. Yakınlarımızda dahi görürüz bazen bunu. En çetin hastalığa yakalanmasına rağmen imanında en ufak bir değişme göstermeyenleri. Hatta gerileme gösterenleri. Kanser olup, iyileşmiştir, yine de Allah’a teslim olmamıştır.

Trafik kazası geçirmiş, ölümlerden dönmüştür, iyileşince Allah’a sarılması gerekirken, hayata eskisinden daha sıkı sarılmayı seçmiştir.

Peki, Allah bazı kullarının dünyada onlara azap etse dahi kendisine teslim olmayacaklarını bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Bunu bilmeyen bizleriz. Allah bizleri içimizdekilerle yüzleştirmek ve o kulların eline hiçbir kanıt vermemek için yapıyor bunu.

İçlerinden bir topluluk şöyle dedi: “Allah’ın helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azaplandıracağı bir topluma ne diye öğüt verip duruyorsunuz? Dediler ki: “Rabbinize karşı bir mazeret olsun diye ve bir de korunup sakınırlar ümidiyle.” A’raf 164 

Bu ayetleri hatırlayalım ki; iki günlük bir nezlenin, minik bir baş ağrısının ya da beş dakikalık bir mide sancısının dahi Allah’tan eziyet olsun diye gelmediğini ve Allah’ın kötü olmadığını kafamıza yerleştirelim inşallah.

Her canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Enbiya 35

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.