Yahudiler ve Hristiyanlar Cehenneme mi Gidecek? Yahudileri ve Hristiyanları Dost Edinmeyin Ayetinden Ne Anlamalıyız? Allah Katında Din İslam mı?

Önce Kuran’dan konuyla ilgili ayetleri verelim:

Allah katında din İslam’dır/Allah’a teslim olmaktır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık/haset yüzünden ihtilafa düştüler… Kim Allah’ın ayetlerine nankörlük ederse, Allah hesabı çabucak görecektir.  Ali İmran Suresi, 19

Kim İslam’dan/Allah’a teslim olmaktan gayrı bir din ararsa artık o, ondan asla kabul edilmeyecektir. Ve o, âhirette hüsrana düşenlerdendir. Ali İmran Suresi, 85

İslam, Allah’a teslim olmak demektir. Tüm Peygamberler insanları Allah’a teslim olmaya davet etmişler, Hristiyanlık, Yahudilik gibi farklı farklı dinler yaymaya çalışmamışlardır. Fakat zulmedenler, sonradan, dinlerini yozlaştırmış ve kendilerine başka başka isimler takmış, parçalanmışlardır. Kuran, her konuda olduğu gibi bu konularda da bütünlüğü içerisinde ele alınmalıdır. Kuran’a göre, Yahudi ve Hristiyan topluluğundan Allah’a gerçekten teslim olmuş bazıları da cennete gidebilecektir. Müslümanlar, “Yahudi ve Hristiyanlar cennete giremez,” diyerek, aslında şu ayetteki, Yahudi ve Hristiyanların düştüğü hataya düşüyorlar:

“Yahudi veya Hıristiyanlardan başkası cennete giremez,” dediler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: “Doğru sözlüler iseniz delilinizi getirin.” Bakara Suresi, 111

Görüldüğü gibi, Yahudi ve Hristiyanlar da, kendilerinden başkalarını cennete layık görmeyip dinlerinde bir yalan uydurmuşlar. Allah ise onlardan delil istiyor. Zaten biz de, “Yahudi ve Hristiyanlar cennete giremez,” diyen Müslümanlardan delil istiyoruz, ama bir delilleri yok. Kuran şunu söyler:

Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sâbiîlerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar. Bakara Suresi, 62

Bu ayeti dile getirince bazı Müslümanlar, bu ayette bahsedilen cennete gideceklerin, Peygamber dönemindeki Hristiyan ve Yahudiler olduğunu iddia etmektedirler, fakat bu iddialarının da Kuran’dan bir delilini gösterememektedirler. Kuran, açık açık Hristiyan ve Yahudilerin de cennete gideceğini müjdelemektedir. “Sadece Peygamber zamanındaki Yahudi ve Hristiyanlar cennete girecektir,” şeklinde bir ayet yoktur.

Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah’a ve âhiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.  Maide Suresi, 69

Sadece Allah’a inanıp, dosdoğru hareket eden, Allah’a ortak koşmayan, Allah’ı anan, ahirete iman eden, meleklere, kitaplara, peygamberlere iman eden, iyilik eden, kötülükten uzak duran insanlar hangi toplulukta doğarlarsa doğsunlar, Allah’a teslim olmuşlardır. Şüphesiz ki, kimin samimi bir şekilde kendisine teslim olup olmadığını en iyi Allah bilmektedir.

Kuran, Yahudi ve Hristiyan topluluğun, çoğunun yoldan çıkmış olduğunu ama hepsinin bir olmadığını söyler:

Kitap halkından öylesi var ki kendisine yığınla emanet bıraksan sana aynen öder. Fakat onlardan öylesi de var ki kendisine bir Dinar emanet etsen, başına dikilip durmadıkça geri ödemez. “Ümmilere karşı bizim bir sorumluluğumuz yok” dedikleri için böyle davranıyorlar ve Allah’a karşı bile bile yalan söylüyorlar. 

Ali İmran Suresi, 75

Hepsi bir değildir. Kitap verilenler içinde gece vakitlerinde Allah’ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.

Allah’a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler.

Ne hayır işlerlerse, asla karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilir.  Ali İmran Suresi, 113-115

Yahudi ve Hristiyanların cennete giremeyeceğini iddia edenlerin bir başka delili ise, ”Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin” ayetidir. Önce bu ayeti, sonra da bundan birkaç ayet sonraki ayeti okuyalım:

Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

Maide Suresi, 51

Oysa birkaç ayet sonra, onlardan dinimizle eğlenenleri dost tutmamamız gerektiği anlatılır:

Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilenlerden ve küfre sapanlardan, dininizi oyun ve eğlence edinenleri dost tutmayın. Eğer inanıyorsanız Allah’tan sakının. Maide Suresi, 57

Ayrıca nasıl oluyor da Hristiyan ve Yahudileri dost tutamıyorsak, onlarla evlenebiliyoruz ki? Kuran’a göre bir Müslüman isterse onlardan biriyle evlenebilir. Tabi ki üçleme yapıp açıkça şirke düşmemiş olanlarıyla…

Bugün size bütün temiz nimetler helal kılındı. Kendilerine kitap verilmiş olanların yemekleri size helaldir. Sizin yemekleriniz de onlara helaldir. Mümin kadınların iffetlileriyle, sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanların iffetli hanımları da mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetinizi korumanız, zinadan uzak kalmanız ve şunu-bunu dost tutmamanız şartıyla size helaldir. İmanı tanımayıp nankörlük edenin ameli boşa gitmiştir. Ve o, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır. Maide Suresi, 5

Kuran’a göre elbette Allah’a ortak koşanları dost edinmemeliyiz. Eğer Maide 51’in öncesine ve sonrasına bakarsak, bu ayetlerde bahsedilen dost edinmemenin, Ehlikitap içerisindeki küfre sapanlar, azgınlık sergileyenler, Kuran’ı ve peygamberimizi beğenmeyenler, din ile dalga geçenler olduğunu anlayabiliriz. Yahudi ve Hristiyanlar ile evlenme izni olduğunu düşünürsek ve onlara da cennet vaat eden ayetleri hatırlarsak; Yahudi ve Hrsitiyanlar’ın hepsinin bir olmadığını, içerisinden iman edenler ve cennete girecekler olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Örneğin, Maide 58’de bahsedilen olayda, Ehlikitap’ın, namaz çağrısını alaya aldıklarını görüyoruz. Ayetleri art arda okursak göreceğiz ki, Yahudi ve Hristiyanların, iman edenlere yaptıkları kötülükler anlatılmış. İşte böyleleridir dost olmamamız/uzak durmamız gerekenler. Bu ayetlerin hemen ardından (yani Hristiyan ve Yahudilerden azgınlık sergileyenler kötülendikten sonra), Maide Suresi 69. ayette ise Allah’a ve ahiret gününe inanıp iyi işler yapan Hristiyan ve Yahudiler için korku olmayacağı belirtilmiş (Maide Suresi 69. ayeti yukarda vermiştik).

Kuran’da Hristiyan ve Yahudiler defalarca eleştirilir. Onlara, inanın, üçlemeyin, aşırılığa gitmeyin, kitabınızı uygulayın diye öğüt verilir. İşte birkaç örnek:

Ey ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem’e atmıştır. Artık Allah’a ve resullerine inanın. “Üçtür!” demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid’dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O’nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter.

Nisa Suresi, 171

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine indirilmiş olanı gerektiği şekilde uygulasalardı elbette ki hem üstlerinden hem ayaklarının altından rızıklanacaklardı. İçlerinde orta yolu izleyen bir topluluk var. Ama onların çoğunluğunun yapmakta olduğu ne kadar da kötü!

Maide Suresi, 66

De ki: “Ey Ehlikitap! Siz, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni tam uygulamadıkça hiçbir şey değilsiniz.” Rabbinden sana indirilen, onlardan birçoğunun küfür ve azlığını elbette artıracaktır. Küfre batan topluluk için tasalanma artık. Maide Suresi, 68

Ehlikitap’ın küfre sapanlarıyla müşrikler, içinde sürekli kalıcılar olarak cehennem ateşindedirler. İşte onlardır yaratılmışların en şerlisi.

Beyyine Suresi, 6

Fakat onlardan bir azınlığın cennete gideceği de, bazı Müslümanların iddialarının aksine Kuran’da açık açık yazıyor:

Şu tartışılmaz bir gerçektir ki, insanların iman edenlere en şiddetli düşmanlık duyanlarını, Yahudilerle şirke batanlar bulursun. Şu da tartışılmaz bir gerçektir ki, insanların iman edenlere sevgide en yakın olanlarını “Biz Hıristiyanlarız” diyenler bulursun. Bu böyledir. Çünkü o Hıristiyanlar içinde derin araştırmalar yapan keşişler, kendini Allah’a adamış rahipler vardır. Ve onlar, kibre sapmazlar.

Resule indirileni dinlediklerinde farkına vardıkları gerçekten dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Şöyle derler: “Ey Rabbimiz, iman ettik. Artık bizi de gerçeğin tanıklarıyla birlikte kaydet.”

“Rabbimizin bizi barışseverler arasına koymasını umup dururken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayacakmışız?”

Böyle söyledikleri için Allah onları, altlarından ırmaklar akan cennetlerle lütuflandırdı. Sürekli kalıcıdırlar orada. İşte budur güzel davrananların ödülü. Maide Suresi, 82-85

Kuran’da birçok ayette kitap verilenlerle iyi geçinmemiz, onları daima barışa davet etmemiz önerilir. Böylece, “Dinini değiştireni öldürün,” gibi meşhur hadislerin de uydurma oldukları bir de bu delillerle ortaya çıkmış oluyor. Şu aşağıdaki ayete göre hareket eden bir Peygamber “Dinini değiştireni öldürün,” hadisini söyler mi hiç:

Ehlikitap’la, en güzel olan yöntem dışında bir yolla mücadele etmeyin! Onların zulme sapanları müstesna. Şöyle deyin: “Bize indirilene de size indirilene de iman ettik; Tanrımız ve Tanrınız bir. Ve biz O’na teslim olanlarız.” Ankebut Suresi, 46

De ki: “Ey ehlikitap! Sizin ve bizim aramızda aynı olan şu söze gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, Allah’ı bırakıp da birbirimizi rabler edinmeyelim.” Eğer yüz çevrilirse şöyle söyle: “Tanık olun, biz Müslümanlarız/Allah’a teslim olanlarız.” Ali İmran Suresi, 64

Dini öğrenmek için Kuran yeterlidir. Eğer biz kendi hurafelerimizi haklı çıkarmak adına Kuran’dan başka kitaplara sarılmayı bırakırsak; Kuran’ın ne kadar açık, anlaşılır, akılcı ve aydınlık bir kitap olduğunu daha iyi görebileceğiz. Tüm bu delillerden sonra, Yahudi ve Hristiyanların cehennemlik olduğu iddiasını sürdürmek Allah’ın ayetlerini inkar etmek olmaz mı?

Ehlikitap’tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. Allah karşısında ürperirler; Allah’ın ayetlerini basit bir ücret karşılığı satmazlar. İşte bunlar için Rableri katında kendilerine özgü ödüller vardır. Allah, hesabı çabucak görüverir.

Ali İmran Suresi, 199

 

“Yahudiler ve Hristiyanlar Cehenneme mi Gidecek? Yahudileri ve Hristiyanları Dost Edinmeyin Ayetinden Ne Anlamalıyız? Allah Katında Din İslam mı?” için 5 yorum

  1. Allah şirk koşulmasını asla bağışlamayacağını söylüyor. nasıl oluyor da üçleme yapan,Hz.Muhammed'i reddeden insanlar cennete gidebiliyor? Bu Kur'an bütünlüğüne aykırıdır. Kur'an tevhid üzere inmiştir ve siz tevhid ehli olmayan insanları cennet ile müjdeliyorsunuz. Abdülaziz hocanın açıklamasını daha mantıklı ve Kur'an'a uygun buldum. o videoya bir cevap verirseniz sevinirim. Selam ve dua ile..
    http://www.youtube.com/watch?v=kCKM-AIgY7M

  2. adsız birader yazıyı dikkatli okumadın sanırım üçleme yapanları cennete sokmuyor kimse ama hristiyanların hepsi yapmıyor bunu.
    muhammed'i reddetme meselesi tartışılabilir tabi ayrıca muhammedi kabul ettikten sonra kuranı da kabul etmeleri lazım e ondan sonra aramızda ne fark kalıyor?

  3. Hıristiyanlardan bir çoğu hz muhammedi zaten inkar etmiyor,,anlattığında hemen dinliyor ve inaniyor,,zaten üçleme çocukluğumdan beri ısınamadım,inanamadım ama okullla ailemle birlikte kiliseye gider gelirdim diyenler var,,bunlar gizli müslumanlar sadece egıtimleri toplumdan aileden gördükleri,öğrendikleri yanlıs ama iyi insanlar,kibir bilmiyor ve cevresine yardımcı olma ugraşındalar diger bölüm hıristiyanlar ise hz muhammedi redediyor,alay edip dalga geçiyor,bencil ve insan hakkına inanışına saygısız yada kiliseye dahi gitmiyor,,yani elma ile armudu birbirine karıştırmayalim

  4. Öyle hıristiyanlar varki müsluman bildiklerimizden daha fazla Allah yolunda,iyilik yardım yolunda,kul hakkına saygıli,,tek yaradanı inkar etmiyor,,yalan yanlış bilgiler ailesi,okulu,çevresi öğretmiş se onların problemi değil bu,,Allah onlari boyle bir deneme yoluna gitmiş,,herseyin dosdoğrusunu ,kalbini Allah bilir elbette,,kimseye cennet tapulu değil,,cennet te benim hakkım var bana garanti ,namaz kılarım oruç tutarim ama kuran okumam kul hakki yerim demek şirke girer,büyük günahtır aman dikkat ,,hicbir kulun diger kuldan üstünlüğu yoktur,,üstunluk sadece iyilik,Allah ı anmak (yanlış ta olabilir),kibir yapmamak ve kul hakkı yememektir

  5. Hristiyan ve Yahudilerin affedilme olasılığına, bu soruya kendi kişisel düşüncelerimize göre değil, kendi beğenimize göre değil, Kuran çerçevesinden bakarak cevap vermemiz yerinde olacaktır.

    Kuran pek çok yerde Hristiyan ve Yahudileri eleştirmektedir. Fakat bazı yerlerde de, Hristiyan ve Yahudiler arasından da takva sahibi insanlar olduğu, onlar içerisinden de cennete girecek kişiler olduğu, hepsinin bir olmadığı, onların içlerinde doğru olan topluluk da olduğu hatırlatılmaktadır.

    Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve hıristiyanlardan Allah’a ve âhiret gününe inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar. Maide Suresi, 69 (Bakara Suresi 62.ayette bu ayete benzerdir.)

    Ve ya şöyle bir ayette vardır:

    Hepsi bir değildir. Kitap verilenler içinde gece vakitlerinde Allah’ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.

    Allah’a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler.

    Ne hayır işlerlerse, asla karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilir.

    (Ali İmran Suresi, 113-115)

    Allah Kuran’da Hristiyan ve Yahudileri eleştirirken, içlerinden bazılarının takva yolunda olduklarını hatırlatmaktadır.

    Gelelim, Hıristiyan ve Yahudilerin affedilebileceğini söylediğimizde, şirk koştuklarından ötürü karşı çıkılması mevzusuna.

    Hristiyan ve Yahudilerden affedilecek insanlar olduğunun söylenmesi bizleri rahatsız etmemeli. Çünkü bunu söyleyen zaten bizzat Allah’ın kendisi.

    Eğer onlar şirk koşuyor bu yüzden affedilmeyecek diye düşünüyorsak, evet, zaten içlerinde Allah’a şirk koşan büyük kitleler var. Allah da zaten şirk koşanları affetmeyeceğini söylüyor. Allah’a şirk koşan Hristiyan ve Yahudiler şirk koştukları müddetçe, şirk üzerine öldükleri müddetçe, ahirette nasip bulamayacaklardır.

    Üçleme inancı şirk içerir, buna inanan büyük bir Hristiyan çoğunluğu vardır. Fakat üçleme gibi şirk inancını reddeden Hristiyanlar olduğu gibi, İsa Peygamberi tanrı olarak görmeyen Hristiyanlar da vardır. Tevrat ve İncil’de bir yığın bozulma vardır, bunu da görmek mümkün. Fakat, bazı Hristiyan ve Yahudiler bu bozulmanın – aynı bizim farkında olduğumuz gibi- farkında olabilir. Allah’ın yolunu izleme gayreti ile hareket edip, Allah’a ibadet ediyor olabilirler. İçlerinden şirk koşmayan, açıkça Muhammed Peygamberi ve Kuran’ı inkar etmeyen, ama kendini Hristiyan ve ya Yahudi olarak tanımlayan insanlar da olabilir, ki böyle insanlar olduğunu birebir karşılaşmasam da duydum.

    Bunun hakkında ayette var :

    Ehlikitap’tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. Allah karşısında ürperirler; Allah’ın ayetlerini basit bir ücret karşılığı satmazlar. İşte bunlar için Rableri katında kendilerine özgü ödüller vardır. Allah, hesabı çabucak görüverir.

    (Ali İmran Suresi, 199)

    Muhammed Peygamber’den önce İncil ve Tevratı uygulayan, onun zamanında da başka topraklarda onlara iman eden, Muhammed Peygamber zamanından sonra da Kuran’a ulaşamayıp İncil ve ya Tevrat’a iman ederek Allah’a şirk koşmadan iman etmiş, ama bu kitapları kutsalı olarak gördüğünden Yahudi ve Hristiyan olarak kendisini tanımlamış bir sürü insan da olabilir. Bu insanları çöpe mi atalım? Onlara da Allah bir şekilde vahyin bir kısmını ve ya tamamını iletti. Keza hem Kuran’dan haberli olup, bize indirileni reddetmeyip, ama daha çok İncil ve ya Tevrat’a odaklanarak ve en önemlisi şirk koşmadan yaşayan insanlar da olabilir.

    Turistik ziyaret amaçlı kiliseleri dolaştığımızda pek çok şirk ifadesi, şirk içeren dualara rastlamak mümkün. Ama Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi tüm bu şirk içeriklerini reddeden bir azınlık günümüzde de olabilir. Aynı Isaac Newton gibi. O bütün şirk inancını terk etmiş, Tanrı’nın bir olduğunu kabul etmiş, İncil’i araştıran, Allah’a inanıp iman eden biridir. (Enis Doko’nun İsaac Newton’ı anlattığı eserini okunabilir bu konuda.)

    Tevrat’ın kötü ve açıkça bozulduğu belli olan kısımları vardır, fakat bunları atarak kitapçık haline getirilmiş başka tevrat formları da vardır. Bunu insanları ısındırmak için kötü niyetle yapanlar olabilir, ama bu tarz sadeleştirmiş kitapları okuyup inanan, Allah’a yönelen insanlar da olabilir, bilemeyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.