Namaza Getirilen Zorluklar ve Namaz/Abdest Hakkındaki Uydurma İnanışlara Örnekler

İnsana kolay bir din olan İslam’ı indiren Allah’a karşı din öğretmeye kalkanlar, Namaz hususunda da bir sürü zorlaştırma getirerek insanları secdeden uzak tutuyor.

Öncelikle Allah’ın dini anlamda yerine getirmemizi istediği ibadetlerimizi Kuran’da tamamen açıkladığını bilelim:

Sana bu Kitap’ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun. (Nahl Suresi-89) 

Kur’an’ın dini anlamda her şeyi açıklamış bir kitap olduğuna şu çalışmalarımda da değinmiştim:

1.yazı

2.yazı

Maalesef, Peygamberimizin taşıdığı mesajdan (Kuran’dan) habersiz olan ve Allah’a inandığını söyleyenler; araştırmayı, vahyin anlamını, düşünmeyi bir kenara bırakmış. Tam da Kuran’da eleştirildiği üzere atalardan kalma adetleri, dini emir edinmişler. Bir illizyonun peşinde gidiyorlar. Şeytan Allah ile aldatmaya devam ediyor. (Bkz: Bakara 170)

Kuran’da kaza namazı diye de bir kavram yoktur. Tam tersine, namaz ibadeti, vakitleri belirlenmiş bir ibadettir. Belirtilen vakte hastır.

Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.(Nisa-103)

Elleri ojeli olduğundan abdestin tutmayacağını sanarak, namaza yanaşmayanlar var. Oysa oje abdesti bozmaz.

Kuran ayetlerinde ellerin yıkanmasından bahsediliyor. Eller ojeliyken de yıkanabiliyor. Ojeliyken yıkayınca, yıkanmamış olmuyor. Ojeye benzer tırnaktaki her hangi bir maddenin abdeste engel olduğuna dair de bir ifade yok. Bu konuda bir kardeşimiz çok mantıklı, güzel bir söz söylemiş, demiş ki: ”Siz ojeli birine elini yıka diyip o yıkamaya gittiğinde elinin yıkanmadığını mı düşünürsünüz?”

Bakara suresi 67-71 ayetleri arasında çok güzel bir kıssa anlatılır. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bu ayetler sürekli ayrıntı arayan zihniyetin, ayrıntı aramaktan neredeyse Allah’ın emrini yerine getiremeyecek duruma düşmelerinden bahseder. Rabbimiz Musa’nın toplumuna bir inek kesmelerini bildiriyor. Musa’nın toplumu ise sürekli ayrıntı soruyor. Rabbimiz ayeti az kalsın yapmayacaklardı sözüyle bitiriyor. Ayrıntı aramaktan ibadetleri yerine getiremeyenler var. Üstelik Kuran’da yer almayan ayrıntıların peşindeler! Oysa Kuran ayrıntılı bir kitaptır!

Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? (Enam Suresi-114) 

Gene Kuran’da Allah namaz için başı örtmeyi şart koymamış. Namaz için özel bir giysi tarzı da bildirmemiş. Erkeklerin takke takınca daha çok sevap alacaklarını da bildirmemiş. Bunlar tamamen Kuran ile çelişen, Allah’ın dinine ortak koşulan hadis kitaplarındaki yalanlardan biri, Peygamber asla bu tarz Kuran ile alakası olmayan dini ilaveler bildirmemiştir. Yukarıda linkini verdiğim çalışmalarda bu konuya ayrıntılı değindim.

Kuran’da Araf suresi 31. ayette namazın toplu kılındığı yerlere giderken güzel kıyafetler giyinilmesi belirtilir. Dileyen kırmızı renk kıyafetiyle namaz kılar, dileyen siyah. Dileyen başını örter, dileyen açar. Önemli olan namazı huşu ve özenle yerine getirmek. Sabırla ve namazla Allah’a sığınmak. Ömür boyu bu ibadeti yerine getirmek.

Maalesef, namazda saçın gözükmemesine dair uydurma söylemle ilgili kötü bir anım var. Bir kere, mescitte baş örtüsüyle namaz kılıyordum. Lakin, baş örtüsünün kenarlarından bazı saçlarımın tutamları çıkmıştı. Ben secdedeyken biri yanıma geldi ”Bu şekilde namaz kılamazsınız. Namazı kesmelisiniz şuan. Bir daha kılmak zorundasınız.” gibi sözlerle ben ibadetimi yerine getirmeye çalışırken müdahalelerde bulundu. Ben de konsantremi bozmamaya gayret ederek kendisini kale almadım ve devam ettim. Gene de yılmadı, yanıma oturdu ve bu konuda konuşmaya devam etti. Bir tek kolumu çekiştirmek kalmıştı neredeyse.

Gördün mü şu engellemekte olanı. Bir kulu namaz kılarken. Gördün mü ya o doğruluk üzerinde ise. Ya o sakınmayı emrediyorsa? (Alak Suresi-10,11,12,13) 

İşte uydurmalarla namazları engelleyenler tam da bu ayetin muhatabı. Adetli (regl) kadına namazları yasaklayan zihniyette bu ayetin muhatabı.

Allah’ın emrine karışıp, bilip bilmeden birinin namazını engellemeye çalışmak, zorluklar çıkarmak ne kötü. Allah’ın emretmediği bir şeyi emri gibi söylemek ne kötü!

Namaz için özel bir kıyafetin bildirilmediğini belirtmiştim. Bu yüzden, bir kadın pantolonla da namaz kılabilir. Nasıl ki, erkekler de pantolonla namaz kılabiliyor, kadınlar da kılabilir. Kadınlara giyim emri namaz için değil, toplum içinde ne giymesi gerektiği hakkındadır.

Bir diğeri namazda kıyafetlerde insan suratı, çizim, resim, yazı vs bulunmasını istemeyenler. Elbette Allah’a küfreden ya da Allah’ın hoşnut olmayacağı bir sözü mesaj veren ya da gizlenmesi öğütlenen bir görüntüyü taşıyarak (çıplaklık, cinsellik içeren bir çizim, dine küfür, Allah’ın yasakladıklarına özendiren çizimler vs) dolaşmak Kur’an’a uygun olmaz. Zira Allah, müminlerin iyiliğe yöneltip kötülükten sakındıran kişiler olduğunu belirtir. (Bkz: Tevbe 71)

Bir keresinde de, ünlü bir kadının suratının olduğu çoraplarımla bir mescitte namaz kılıyordum. Bu çorapla namaz kılmanın doğru olmayacağını söylediler. Allah Kuran’da böyle bir yasak getirmemiş ki! Nedir kafaya göre yasaklar üretmek!

Namaz konusunda saçma inanışlar maalesef mevcut. Mesela; kime secde ettiğimizi Rabbimiz biliyorken, namaz kılanın önünden geçilmemesi gerektiğine dair inanışın mantığı da nedir? Bunun benzer bir örneği olarak, namaz kılarken karşısında duran bibloları, süs heykellerini örtenler de var. Bu inanışların Kuran mantığında hiçbir yeri yoktur. Allah kime secde ettiğimizi bilmiyor mu haşa? Bir de bu uydurma inançlarını “birisi önünden geçerse ona secde ediyor gibi oluyor” diyerek savunuyorlar. Merak etmeyin, önünüzden biri geçerse geçsin, Allah sizin kendisine secde ettiğinizi bildiği için sakınca yok.

Kadın’a Cuma namazı farz iken, kadınlara camilerde yer ayırmayan zihniyetten de bahsetmek gerek! Bir de Cuma namazı farz değilmiş gibi fetvalar verip, kadınların bu farz namazını yerine getirmelerini engelleyenlerden de bahsedelim! Kadınlara Cuma namazının farz olduğunu buradan okuyabilirsiniz. Cuma 9.ayette Cuma günü tüm iman edenler, salata(namaza) çağrılmaktadır. Kadın-Erkek ayrımı yapılmamakta, tüm iman edenlere buyruk bildirilmektedir.

Adetli kadının da namaz kılabileceğini, adetli kadına namazı yasak edenleri de unutmamak gerek. Bu konuda da  buradaki açıklama okunabilir. Allah, Kur’an’da gerekli her şeyi açıkladığını (Bkz: Nahl 89) söylüyor. Kadının adetken namaz kılmamasını söylememiştir. Adetken namazlara devam edilmeli. Kur’an’a göre gusül abdesti cinsel ilişkiden sonra namaz kılmak için alınması emredilmiştir. Cinsel ilişkiye girmek ile (cünüp olmakla), adet olmak çok farklı şeylerdir. Savaşta bile namazın kılınmasını farz kılan Allah, kadınların “eziyet” hali olarak ifade ettiği bu dönemlerinde (Bkz: Bakara 222) namaz kılmayı yasaklamamıştır, cinsel ilişkiyi yasaklamıştır.

MESH ETMEK VE YIKAMAK FARKLI ŞEYLERDİR

Pek çok kere okulda, iş yerinde, çarşıda, dışarıda ayaklarını yıkamak zor geldiği için namazdan uzak duranlara rastladım. Kış vakti soğuk bir ortamda ayaklarını soğuk suyla yıkamak zor olduğundan namaz kılmadığını söyleyenlere rastladım. Hatta bu gibi sebeplerden namazlarını kazaya bıraktığını söyleyenler de var. Öncelikle abdestin nasıl alındığına bakalım:

Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı ve topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin(sıvazlayın). (Maide-6)

Abdestin şu şekilde alınması farz:

Dirseklere kadar ellerin kolların yıkanması

Yüzün yıkanması

Şu kısma dikkat:

Başı mesh etmek (yani sıvazlamak) ve ayak topuklarına kadar ayakları mesh etmek (yani sıvazlamak)

Çoğu müslüman, yıkamak ve mesh etmek aynı şey sanıyor.

Mesh etmek=sıvazlamak demektir sadece. Sıvazlamak, susuz yapılabilen bir şeydir. Bu kelime arapçada sadece sıvazlamak anlamına gelir. Bir çocuğun başını sıvazladım deyince, “su ile başını ıslattım” veya “su ile başını sıvazladım” anlamayız. Yani su şart değil. Baş ve ayak için sadece sıvazlamak yeterli. Hatta İsa Peygambere, İsa Mesih denir, mesih kelimesi mesh’den gelir. İsa Peygamber de hastalara dokunarak, sıvazlayarak iyileştirme mucizesi gösteriyordu, Allah’ın izin vermesi ile tabi. Kuran ayetlerinde ağza burna su çekmek, kulak içini temizlemek, enseyi temizlemek gibi şeyler yok.

Meallerde bu ayeti yıkamak diye çeviriyorlar, yanlış. Ayetin orjinal Kuran metninde sıralamasına bakarsak, mesh etmek ve yıkamak fiilleri organ isimlerinden önce sayılıyor. Yıkamak fiilinden sonra yüz ve eller, mesh etmek fiilinden sonra baş ve ayaklar sayılıyor. Zaten yıkamak ve mesh etmek aynı şey olsaydı, Allah farklı kelime kullanma gereği duyar mıydı? Çevirilerde gördüğüm kadarıyla bir tek Süleyman Ateş doğru şekilde çevirmiş (tabi ki kendisinin diğer ayet çevirilerinde pek çok hatası var, ama bu çevirisi doğru.)

Ayetin orjinal metnini de yazayım, kelime sıralarına bakabilirsiniz. Pek çok çeviride maalesef ayetin orjinal metni de ayrıştırılmış. El ve yüzü yıkayın dedikten sonra, başı mesh edin sonra tekrar ayağı yıkayın diyor gibi çevirenler olmuş. Maalesef ki bu çeviri hatalarının sebebi öncelikle kopyala yapıştır mantığı ile çeviri yapmak (diğer kişiler nasıl çevirdi ise alıp aynısını yazmak) veya ilmihallere Kuran’ı uydurma çabasından ötürü. Oysa dini bir kitap yazacaksak, yazılan kitap Kur’an’a uydurulmalı, haşa (Allah’ı tenzih ederim) Kuran o kitaba değil…

Ayetin arapça sırası şöyle, görüldüğü üzere önce yıkamak fiili sonra organlar, sonra 2.fiil olan mesh ve organlar veriliyor :

fagsilû (yıkamak) vucûhekum(yüz) ve eydiyekum(el) ilâl merâfikı vemsehû (mesh) bi ruusikum(baş) ve erculekum(ayaklar) ilâl ka’beyn(topuk kemiği)ve in kuntum

5.fe igsilû: o zaman , o taktirde yıkayın!6.vucûhe-kum: yüzleriniz7.ve eydiye-kum: ve elleriniz8.ilâ el merâfikı: dirseklere kadar

9. ve imsehû : ve mesh edin!
10. bi ruûsi-kum : başlarınızı
11. ve ercule-kum : ve ayaklarınızı
12. ilâ el ka’beyni : topuk kemiklerine kadar (iki topuk kemiğine kadar
 Seferi namazı hakkında şu çalışmayı okuyabilirsiniz:

“Namaza Getirilen Zorluklar ve Namaz/Abdest Hakkındaki Uydurma İnanışlara Örnekler” için 6 yorum

  1. Kuran'da başörtüsü geçmez. Başörtüsü diye takılması emredilen bir şey yoktur. Bazı meallerde Nur suresi 31.ayette başörtüsü kelimesi yazar. Oysa başörtüsü diye çevrilen kelimenin arapçası ''hımar''dır ve bu kelimenin manası yalnızca örtü demektir.

  2. Gönlünüze sağlık Kardeşim. Düşüncelerimi kaleme dökmüşsünüz. Allah razı olsun. Eklemek istediğim bir cümle var… Nur Suresi 31. ayetinden ıkınarak, sıkınarak "baş örtüsü" emri çıkaranlar, Allah'ın "Biz bu Kitap'da hiçbir şeyi gizlemedik, her şeyi açık seçik söyledik." ayetini inkar ettiklerinin küfre bulaştıklarının farkında değiller. Allah bilmeden yaptığımız yanlışları affetsin.
    Selam ve Dua ile,

  3. Arkadaş 1500 senedir hiçbir alim bunları görmedi de sen keşfettin bravoooo. Sen şunu ima eder gibisin “ben Allah ın en Salih kulu alimlerden oldum keşif gözüm açıldı, kimselerin göremediğini ben gördüm ve düzeltiyorum” eh ne diyelim Allah mübarek etsin. Başta paylaştığın cemiyet fotosun dan ne zihniyette ve ne şekilde inanmak istediğin ortada. İslam sizin almak ya da uygulamak istediğiniz kadarı ile hükmedilmedi tamamıyla mükellefsiniz. Bu gün bu kullanmış olduğumuz bozulmuş Türkçe ile ne bir meal, ne tartışma ne de kendimizi ifade mümkün değil. Ku-ran ı tam anlamak istiyorsan önce dilini öğren ama inkilapcıların uydurduğu bu dili değil uydurmadan önceki dili yani eski Osmanlı yazıları ile eski Türkçeyi. Çünkü bu günkü uydurma dilde bir çok kelimeler devre dışı bırakıldı unutturuldu. Osmanlı yazısının karşıladığı harf ve sesleri bu Latinize harfler karşılayamıyor ve eksik kalıyor dolayısı ile anlamlar bozuluyor. Bundandır ki sadece Kur-an ı kerim değil bir çok eserler anlaşılması güç durumda. Anlaşılacağı o ki konunun önce temeline inin ve bu kısmıyla ilgilenin aksi halde bu konu bataklıktan beter işin içinden çıkamazsınız. Heee yok baş örtüsünü kabul etmiyorum takmak istemiyorum demenin dolaylı yollarıysa bu yöntemleriniz Allah hidayet etsin size ne diyelim.

  4. Yazıdaki fotoğraftan niye rahatsız oldunuz 🙂 Hac ibadetinde kadın-erkek yan yana ibadet eder 🙂 Kadın ve erkeğin yan yana olmasında bir sakınca yoktur 🙂 Peygamberlerin de yabancı kadınlarla yüz yüze konuştuklarına dair örnekler Kur’an’da vardır (haremlik selamlık yoktur kısaca) 🙂 Evet, ben bu fotoğrafı çok beğendim, uydurulan dini İSLAM diye pazarlayan, hurafeleri Peygamberimizin getirdiği din ile değiştirmeye çalışanların yer aldığı fotoğrafları mı beğeneyim 🙂 40 cariyeden biri olmayı, taşlanarak öldürülmeyi, adet görür görmez evlendirilmeyi, savaşta ele geçen kadınlara tecavüz etmeyi GERÇEKTEN DE DİNEN MEŞRU sananların mı fotoğraflarını koysaydım 🙂 Bu bahsettiğim şeyler tamamen uydurma hadislerin dinidir bu arada:) yok, eğer siz, ısrarla ben bu kötü fotoğrafta yer alacağım diyorsanız da BANANE 🙂

    Gülüyorum bu tarz yorumlara 🙂 yok ben 1500 senedir bilinmeyini görmüşüm de alimmişim de öyle gibiymiş iddiam :)))

    Bu iddiayı şu şekilde düzeltebiliriz evet!

    Asırlardır uydurulan din ve indirilen din karşı karşıyaydı. Her dönemde uydurulan din taraftarlarının sayısı fazla olmuştur. Benim de gözüm açıldı evet, ve evet biraz da olsa ilimden nasiplendim, bu da Allah’ın sayesinde oldu ama sizin yazdığınız tarzda kibir vari anlamda değil!

    Kabullenin artık, sizin dininiz size, bizim dinimiz bize.

    2 tane din var. 1 i uydurulan din 2.si indirilen din (Kur’an’da ve Kur’an Son peygamberimizin de tek sünnet kaynağı) ve sandığınız gibi Kurandaki din tamamlanmamış filan değil. Siz uydurulan dinin taraftarısınız. ve” 1400 yıldır atalarımız böyle yapıyordu, biz de atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız” mantığınıza hiç şaşırmadım. zira Allah, Kur’an ile yapılan uyarılara sizin kesimin tam da bu tavırda olduğunu bildiriyor.

    Onlara, Allah`ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter. ” Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi? (Maide suresi ayet 104)
    Onlara, “Allah`ın indirdiğine uyun!” dendiğinde: “Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız. ” derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!… (Bakara suresi ayet 170)

    Bakın, Muhammed Peygamberimiz arkada bıraktığı ümmetinden Ahirette nasıl da şikayet ediyor!

    Ve Resullullah dedi ki: “Rabbim gerçekten benim ümmetim, bu Kur`an`ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar. ” (Furkan suresi ayet 30)

    Başörtüsü ile konunun ne alakası var? Sizin güruh neden İSLAM = BAŞÖRTÜSÜ algısından çıkamıyor! Bundan da bir türlü bıkmadınız! Size ne ki benim başörtüsü hakkındaki düşüncemden??? Kim nasıl inanıyorsa onu yapsın, nedir bu tahammülsüzlük hoşgörüsüzlük??? Size mi kaldı hesabını şeceresini tutmak bizim sevap günahımızın? İsteyen istediği gibi düşünür. Bakın mesela Allah İslam’da zorlama yoktur diyor ve Peygambere bile kimsenin bekçisi olma görevi vermiyor. (Bakara 256 ve Enam 107) Biraz da kadın haklarından, hayvan haklarından, doğayı korumaktan, barıştan filan bahsediverin bir şeycik olmaz, tek bildiğiniz başörtüsü başörtüsü başörtüsü, La HAVLE! Bu kadar içinize dert olmasın ya başörtüsünün olmadığını göstermem (veya düşünmem)! Herkesin hesabı sevabı düşüncesi kendi lehine/aleyhine!

    Çok güldüm gerçekten özellikle Kur’an’ı kerimi anlamak için Osmanlı Türkçesi bilmemiz gerektiği iddianıza :))))) Niye ki? Kur’an’ı Kerim’in dili OSMANLI TÜRKÇESİ Mİ 😀 Osmanlı Türkçesi bir meali anlamaya çalışsam bu fikrinize hak veririm de, güncel Türkçemiz varken bunu da yapmıyorum haliyle 🙂 Bilmiyorsanız söyleyeyim, Kur’an’ı Kerim’in dili ARAPÇADIR. Osmanlı Türkçesi ile alakası yoktur. Metninde Osmanlı Türkçesi yoktur, Arap dilidir. ve evet ayetlerin çevirisi için, bazı ihtilaflı konuları anlamak için Arapça bilgisine ihtiyaç duyulur amma velakin Osmanlı Türkçesine değil 🙂 Metnin Osmanlı Türkçesi ile alakası yok ki, Osmanlıca öğrenmeye kalkalım 🙂 Sizi sanırım bu kısımda baya bir kandırmışlar 🙂 Kur’an Arapçadır, size Osmanlıca diyen olduysa kanmayın 🙂 İngilizce metin için, İspanyolların eski İspanyolcasını öğrenmeye kalkmıyoruz 🙂

    Merak ediyorsanız,
    Kur’an dinin tek kaynağıdır ve Peygamberimizin tek sünnetidir. Hadis denilen kaynaklar, Peygamberimizin ölümünden 200-300 sene derlenmeye başlanmıştır. İçlerinde hem hadisler birbirleri ile çelişir; hem de Kur’an ile çelişir. Dinen kaynak olamayacakları, Peygamberin sünneti olmadıkları tam tersine PEYGAMBERİMİZE AĞIR İFTİRALAR YIĞINI oldukları ortadadır. Sahih denilen 6 sahih hadis kitabından bahsediyorum:)))))) Arzu ederseniz konu hakkında şu linkleri inceleyebilirsiniz:

    http://www.kurandakidin.com/category/kuranagoredin/

    http://www.kurandakidin.com/category/hadislerinceliskileri/

    Ama tabi bu gerçeğe rağmen, “yok benim dinim atalarımın dini, benim dinim müşriklerin uydurmaları, benim dinim şeytanın Allahın yoluna koyduğu hurafe saptırmaları” diyorsanız da sizin dininiz size, benim dinim bana kısaca!

  5. ekleme: Kadınlarla aynı ortamda olunca, kadınlarla yüz yüze gelince, kadın görünce cinsel dürtüleriniz harekete geçiyorsa bu sizin probleminiz. hatta uygunsuz şeylerle de karşılaşabilirsiniz, böyle bir durumda nefsinizi kontrol edecek doğru “düşünce ve tutumları” harekete geçirmek için çalışmak sizin vazifeniz. Her kadının iffetinin bekçisi kılmıyor bizi Allah. Kafir, müşrik kadınlar var sonuçta. Onların her hareketinin bekçisi olamayız. Ama soyundu vs gibi bahaneler yok, Yusuf Peygamber kendisini odasına atan bir kadından yüz çevirmiştir. Kendine güvenen erkekler de var. Herkesi kendinizle karıştırmayınız. Bugün birileri kadının sesi tahrik eder mi, saçı eder mi, elini tutmak eder mi diye konuşurken; bunlara karşı gayet mümince duran (bunları olağan gören rahatsızlık duymayan) ya da bu durumlara karşı kuruntu veren şeylerle doğru şekilde mücadele edebilen erkekler de var. Kimse sizi zorla kadınlarla aynı ortamda tutmuyor, siz kötü şekilde etkileniyorsanız durmayın-bakmayın. Allah’a konsantre olup O’nu anarken bir kadın görünce hemen aklınıza seks hayalleri geliyorsa buna da zevkle kendinizi kaptırıyorsanız bu sizin sorununuz. Böyle sorunlarınız varsa, o sizin probleminizdir. Birilerinin kötü etkilenmesi eşittir kadına kısıtlama getirelim veya etkilenilen durumu yasaklayalım demek değildir. Kadın – Erkek Kabe’de yan yana namaz kılar. İnternetten bilmeyen araştırsın bir zahmet. Kadının sesinden etkilenen var diye sesi duyulmasın diyemeyiz, ayak fetişleri de var, ayaklarımızı da göstermeyelim? Kadın – Erkek aynı safta namaz kılabilir (Kabede olduğu gibi tavaf değil namazdan bahsediyorum) bazıları bunu istemese de engelleyemiyorlar, yakında kadın erkek aynı anda tavaf etmesin diyen de çıkar şaşırmayız. Siz etkileniyorsanız namazda, kadın varsa kaçın başka yere o halde. Herkese dayatamazsınız. Erkeklerin %99 u böyle bir durumda İslam’a uygunsuz bir hale geliyorlarsa, bu, bu konuda erkeklerin %99 unun takvalı olmadıklarını gösterir sadece. Yan safta kadın olmasının dinen yanlış olduğunu göstermez yani. Kadının sesini duymak, yüzünü görmek, ayağını görmek de helal. Bunlardan da aşırı tahrik olan binlerce kişi var. Ne yapalım şimdi otomatikman kadınlara mı dadanalım? Kadınlar tek gözü açık çarşaf giysin-peçe taksın. Olmadı astronot kıyafeti ile gezsin. Oh ne ala. Tüm hacı hoca ulema işin kolayını bulmuş, helal olan bir şeyi kadına yasakla topluma yasakla olsun bitsin! Oysa düzeltilmesi gereken insanların beyni.

    Kabe’de kadın-erkek karışık tavaf yapılırken de (sonuçta bu da bir ibadet), orada bir kadından etkilenen, aklı oradaki bir kadına kayan olabilir. Hatta tavaf esnasında tacize uğradığını ifade eden kadınlar bile olabilmekte. Tüm bunlar (erkeğin etkilenmesi vs) otomatikman “sorunun kadında olduğunu” veya “kadın ve erkeğin karışık tavaf etmesinin doğru olmadığını” göstermez. Erkeğin nefsinin sorunlu olduğunu gösterir. Erkek, nefsini bir zahmet düzeltmeye gayret edecek, nefsini eğitecek. Birilerinin hatta çoğunluğun nefsi etkileniyor diye hiçbir helal otomatikman yasaklı olmuyor. Çoğunluk doğru yola gelmekle yükümlü oluyor. Bir erkeğin helal bölgelerini görünce de cinsel duygulara kapılan bir sürü genç kız var. Erkeklere de helalleri direk yasaklayalım o halde.

    Erkekler bu etkilenmelerini kontrol etmekle yükümlüler. Kadına da verilen iffet emirleri var elbette. Fakat iffetsiz kadına karşı da mümin erkekler iffetlerini ve niyetlerini korumakla yükümlüler. Herkes kendisine bakacak özetle, başkası ne yapıyor ediyor onun sevap/günah seçimi ile meşgul olmayacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.