İnşallah’ı Maşallah’ı Var mı Yok mu?


Allah’ı günlük hayatına çoğu kişinin dahil ettiğini görmeyiz. Hayattan beklentilerle, günlük kısa dualar yapar kimi. Kimi namaz kılar ama namazları dışında yaratıcısıyla bağlantısı yokmuş gibi davranır. Oysa bizim her an Yaratıcımızla bağlantımız vardır. Sürekli O’na yönelen bir yaşayış içerisinde olmalıyız.

Mümin, kendisini Allah’a adamıştır. Allah’ı çokça düşünür, hayatında Allah rızasını kazanmak hep birinci plandadır. 
 

Toplum içinde çok duyduğumuz kelimelerdendir maşallah, inşallah, elhamdülillah. 
 

Bu güzel kelimeleri söylemek aslında Allah’ı anmak demektir. Maalesef ki pek çok kişi, bu güzel kelimeleri içini boşaltarak kullanıyor.

Maşallah ”nazar değmesin” demek olmuş, inşallah ”umarım olur” demek olmuş. Bu kelimeleri söylerken kalben gerçekten Allah’ı ananların sayısı çok az bence. Oysa Elhamdülillah “Övgü Allah’adır” demek; Maşallah ”Allah yaratmış-Allah’ın sayesinde olmuş-Kuvvet Allah’tandır” demek; İnşallah da ”Allah dilerse” anlamına gelmektedir.

Bu anlamları bilerek ve üzerinde anlık olarak düşünerek, bu kelimeleri söyleyen biri Allah’ı anmada, bu kelimeleri içini boşaltarak kullananlara göre bir adım öndedir. Zaten ne söylediğini bilmez halde Allah ile alakalı bir şeyler söylemenin, Kuran’a göre ibadet niteliği yok.
 

Kuran’da bir işi yapmadan önce şunu yapacağım dediğimizde, Allah dilerse dememiz buyruluyor:

Hiçbir şey için, ”Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım.” deme. ”Allah dilerse” şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: ”Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya ulaştırır.” (Kehf Suresi, 23, 24)
 

İşte günlük yaşamımıza bu sözü yerleştirmemiz için en büyük sebep, bu ayet. Mutlaka kazanmamız gereken bir tavır. 
 

Maalesef toplum içinde, hatta kendi mümin arkadaş çevremde de inşallah dediğimde ”İnşallahı falan yok, yap, yapacağız” diyerek karşılık verenlere rastladım. Bu karşılık kesinlikle yerine getirilmeli düşüncesiyle verilmiş cevaplar. Oysa bize ne oluyor ki, kesinlik atıyoruz. Her iş olacak diye bir ihtimal yok, her iş her davranışımız Allah’ın sayesinde O izin verdiği için gerçekleşiyor. Biz adım atmak için istek duyuyoruz, plan yapıp karar veriyoruz ama Rabbimizin izni sayesinde adım atabiliyoruz. 
 

Allah’a yönelip, İslam’ı yaşamaya başladığımdan beri inşallah kelimesini kullandığımda (elbette ne anlama geldiğini bilerek) gerçekten Rabbimi bir kere daha hatırladığımı görüyorum. Genellikle hem anlamı hem arapçasını söyleyerek kullanıyorum. Bu kelimeyi kullanmak aslında her şeyin Rabbimizin izni dahilinde gerçekleştiğini unutmamak demektir. Rabbimize saygı duymaktır. Bu güzel zikri yapmak Allah’a kendimizi adadığımız hayatımızın, güzellik dolu adımlarındandır. Öyle ki bu davranış gördüğünüz üzere kutsal kitabımızda yer almakta, bize Rabbimiz tarafından bildirilmekte. Bizzat O’nun emri.
 

Yaratıcısıyla sürekli bağ kurmaya başlayan bir kul bu güzel zikri Allah dilerse unutmayacaktır. Lakin unuttuğumuzda da Rabbimiz kendisini anmamızı “Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır.” dememizi öğütlüyor. 
 

Örneğin, bağına girdiğinde Maşallah demek yerine nankörlük eden birine de şöyle deniliyor Kuran’da: 
 

Bağına girdiğinde, ‘Maşallah, kuvvet yalnız Allah’tandır!’ desen olmaz mıydı?… (Kehf Suresi, 39) 
 

Allah’ı gün içerisinde pek çok kere anarak, O’nu hatırlayarak daha da Takva ile iç içe yaşayış içerisinde olacağız inşallah. Zaten Kuran’ın öğütlerine ne denli uyarsak, o denli takvamızın artması için çalışmış oluyoruz. 
 

Allah’ı çok anın ki zafere ulaşabilesiniz. (Enfal-45)
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.