Dini Konularda Hoca Onayı İle Hareket Etmek Ne Kadar Doğru?

Bizim halkımızın bir huyu var, kim din konusunda hoca diye tescillenmişse ona sorgusuz itaat ediyorlar. Diyanet yakasına sahip olması, sakalı ve arapçası olması da bazıları için yeterli. Örneğin, mescitte uzun süre secdeye kapanırsın ”Bunu hangi hocadan öğrendin kızım?” diye sorarlar. ”Kuran’dan öğrendim” desen bu sözü ilk kez duyduklarından şaşırırlar. 
 
Dini hocalardan mı, yoksa Kuran’dan mı öğrenelim peki? Kuran’a baktığımızda Kuran bu sorunun cevabını, Kuran’dan öğrenin diye cevaplıyor. 
 
Hocalara baktığımızda her birinden ayrı ses çıkıyor! Hatta bakıyorsun birbirine düşmüşler. Ateistler(Allah’a inanmayanlar), ”hangisinin söylediği gerçek İslam?” diye soruyorlar alay ederek. Soruları da oldukça mantıklı aslında. Onlar bu sorunun doğru yanıtını bilmiyorlar, o ayrı bir mesele.
 
Kuran’a baktığımızda Allah’ın İslam’ı anlatsın diye her hangi bir dini sınıf koymadığını görürüz. İnsanlar arasında tek bir özel zümre vardır o da Peygamberlik. Allah Kuran üzerinde her müminin kendi çabasıyla uzmanlaşmasını ve Kuran ile alakadar olmasını ister. Din hocalarını övmek yerine, tam tersine din adamlarının çoğunun bizler için tehlike olduğunu bildirir!
 
Ey İnananlar, din bilginlerinin ve din adamlarının çoğu halkın parasını haketmeden yerler ve Allah’ın yolundan saptırırlar. (Tevbe-34)
 
Allah’ın bir emri de din konusunda bizden ücret isteyenlere uymamamız. Şuan din hocası geçinenlerin çoğunun dini anlatmaktan para kazandığını görüyoruz. Halk ise bu hocaların peşine takılmış ne yazık ki.
 
Sizden her hangi bir ücret istemeyenlere uyun. Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar. (Yasin-21)
 
Bu ayetten bahsettiğimizde bazılarının kalkıp dinden para kazanan hocalarını savunduklarını görüyorum. Ey ahali! Siz gaflette misiniz? Allah bunu kesinkes hoş görmemişken siz Allah’a kafa tutup dinden para kazanılmasını daha hangi gerekçeyle yüzsüzce savunursunuz? Ayet 2+2=4 kadar kesin bir hüküm koymuş. Ayet bu kadar açıkken siz nasıl olur da tersine savunmaya geçiyorsunuz? ”O zaman nasıl geçinecekler? Onlar da bir şekilde geçimlerini sağlamak zorunda” diye soruyorlar… Dinden para kazanmayanlar nasıl geçiniyorsa öyle geçinecekler. Dinden para kazanmakla geçinmeyecekler! Gidecek başka iş yapacaklar, dini ise yalnızca Allah rızası için hayır için anlatacaklar, bu kadar basit!
 
Bir de bizim ülkemizin derin bir yarası İlahiyat Fakülteleri var ne yazık ki…Oralarda Kuran’ın manası mı öğretiliyor sanıyorsunuz da bu kadar çok İlahiyat mezunlarına güveniyorsunuz hem de Kuran dururken? Yerin göğün yaratılışı hakkında derince düşünün, diye emreden Kuran ayetlerine rağmen, Felsefe’i Bilim’i gereksiz gören gençler yetiştirilmeye çalışılıyor. Kuran’ın manasını anlayın diyen ayetlere rağmen Kuran’ın ne dediği anlaşılmadan sadece arapça nasıl seslendirildiğini öğrenen boş din hocaları yetiştiriliyor! Bu okullarda, bu feci zihniyetteki hocalarda haliyle Gerçek İslam’a hizmet etmiyor ne yazık ki!
 
Muhammed Peygamberimiz halka Kuran ayetleri ile gitmişti. Bugün baktığımızda Müslümanım diyenlerin büyük bir çoğunluğu Kuran ayetlerinden habersiz! 
 
Oysa bakın, Kuran’a göre Peygamberimiz ahirette neyden şikayet ediyor?

Resul de şöyle der: ”Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kuran’ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular.” (Furkan-30)

Kuran’a baktığımızda Allah’ın indirdiği ayetler üzerine derin derin düşünmemizi istediğini görüyoruz.

Kutsal/Bereketli bir Kitap bu, sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler. (Sad-29)

Bu yüzden bizler İslam’ı hocadan, şundan bundan duymakla değil; Kuran’ın kendisi üzerinde bizzat düşünüp araştırarak, yalnızca Kuran’ın kendisinden çalışmamızla öğrenilebileceğinin farkında olalım inşallah. 
 
                                           

“Dini Konularda Hoca Onayı İle Hareket Etmek Ne Kadar Doğru?” için 2 yorum

  1. Yukarıda yer alan, “Bu yüzden bizler İslam’ı hocadan, şundan bundan duymakla değil; Kuran’ın kendisi üzerinde bizzat düşünüp araştırarak, yalnızca Kuran’ın kendisinden çalışmamızla öğrenilebileceğinin farkında olalım inşallah.” satırlarınıza istinaden sormak istiyorum: Peki sevgili kardeşim, bu blogda siz de sayfalar dolusu şey anlatarak -ki bu bence tam da hocalığa yeltenmektir- yukarıdaki yazınızla çelişmiş olmuyor musunuz? Eğer Kur’an’ı kendi kendimize okuyup anlamamız mümkünse neden sizi referans alalım? Tek başımıza bunu yapamaz mıyız? Ama yapabileceğimizi söyleyen sizsiniz. Eğer öyleyse neden bizi Kur’anla başbaşa bırakıp kendi yorumlarınızı kendinize saklamıyorsunuz?

    1. En doğru yöntem Kur’an ile baş başa kalmamız. Ondan, bundan değil evet bizzat kendimiz öğrenmeliyiz. Bunu derken, ”Kuranın öğrencileri çenesini kapasın, ayetler hakkında konuşmasın, güzel mesajı yaymasın” mı diyorum sizce? Ne demeye çalıştığım gayet açık. Verdiğiniz satırı yazma sebeplerim şunlar:
      1. Türkiye’de hoca diye yönelinen çoğu kişi Kur’an’a göre büyük hatalara yönlendiriyorlar insanları şirke bile yönlendiren var.
      2. Kur’an’a yönelen gerçekten Kur’an odaklı konuşan hoca etiketli veya etiketsiz kişiler de var. Amma velakin, tüm insanlarda HATA PAYI VAR. Hatta %95 süper şeyler öğrenebileceğimiz ama %5 hatalı da konuşan kişiler var. O hataları tespit etmenin tek yöntemi, kendimizin de Kur’an mesajından kopmayan kişiler olmamız.
      3. Allah, tüm müminleri Kur’an’ı düşünerek okumaya çağırıyor. Amma velakin, bunu yaparken diğer insanları dinlemeyin yahut kendiniz Kur’an mesajlarını insanlara anlatmayın demiyor. Tam tersine,”Onlar sözü dinlerler, en güzeline uyarlar” Zümer 18.ayet deniyor ve başka ayetlerde de Kur’an mesajını insanlara iletmenin, tebliğin, insanlara gerçekleri hatırlatan kişiler olmanın örnekliğini de görüyoruz.
      4. Bu blogu okuyanlar, sadece bu blogdan okumakla sınırlı kalmamalı. Anlatmak istediğim bu. Gidip bizzat kendi de Kur’an’ı eline alıp okuyan, düşünen, araştıran kişi olmalı. Herkesi de ancak bu şekilde dinlerse bir verim alabilir. Kişilerin ağzından çıkan doğruyu-yanlışı ayırt edebilir. Ayrıca, böyle yaparak kimsenin peşine takılmış biri olmaz, Kur’an’ı beynine süzgeç edinerek sorgulayan bir kişi olur. Kur’an odaklı konuşan hocalar var günümüzde. Bazılarını görüyorum. Sadece onları dinliyorlar. Kur’an’ı kendi okumuyor, o kişilerin Kur’an’dan konuştuklarına da güvenip dinliyorlar. Böyle olunca, her konudaki cevapları, o hocaların dilinde arıyorlar ve o hocalar Kur’an’dan konuşuyor olsa bile, absürt hatalı şeyler söyleyebiliyorlar. Örneğin, ana dilde ibadeti kötülüyor biri, bazısı helal olanı haramlaştırabiliyor. Bunlar eğer, eline Kur’an’ı alıp düşünen ve insanları sadece bakalım ne diyor deyip dinleyen ve kendi Kur’an süzgeci ile süzerek o konuşmaları alan bir tavır gösterirse, hangi hocayı dinlerse dinlesin, o kişi ondan bundan değil, Kur’an’ın kendisinden öğrenerek giden biri olur. Bir başkasının ilminden de yararlanabilir, ama ondan aldığı fazla ilmi, kendisi Kur’an ile karşılaştırıp ”hmm aykırı değil bu fikir” diyebilecek bir kişi olmalı, Kur’an’a referans etmeli kısaca.

      Sizin sorduğunuz bu tarzda soruları da oldukça gereksiz-anlamsız-manipüle etme amaçlı görüyorum 🙂 Kendiniz de sorduğunuz bu sorulara güzel ve doğru cevaplar verebilirdiniz 🙂 Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.