Gerçek Ödül Töreni

 

Uzun zamandır neredeyse hiç televizyon izlemiyorum. Bu yüzden aklımı daha temiz tuttuğumu, daha huzurlu olduğumu düşünüyorum. Fakat geçenlerde televizyonun açık olduğu bir yerdeydim. Bazı iş kadınlarına, oyunculara ödül verilen bir gecenin haberi yapılıyordu. Ödül alan bir kadın spiker şöyle konuştu : ”İnsanın uzun süre bir işe emek harcaması ve bunun sonucunda birileri tarafından takdir edilmesi ve böyle bir ödül almak onur verici. Üstelik bu gece hep çok seçkin kadınlara ödül verildi. Böyle isimler arasından bu ödüle ben de layık gösterildiğim için çok mutluyum.”

Elbette insanın bu dünyada iyi bir iş yapmasını eleştirmeyeceğim. Çok para kazanıp, iyi işler yapıp gerçekten takdir edilmeyi hak edenler olduğu gibi genelde aslında takdiri hak etmeyenler de var. Pek çok kişinin kalitesiz, toplum önünde ahlaksız işler yapıp şarkıcı-oyuncu diye takdir edilmesini, zengin diye saygı duyulmasını benimseyemiyorum. Para, şöhret çok kolay takdir ediliyor. Namusuyla, ahlakıyla çalışan ama az paralar alanlar -az para aldıklarından- takdir edilmiyor. Bahsetmek istediğim esas konu bu değil. Bu kadın spikerin yaptığı kısa konuşma bana çok şey anlattı aslında. Bu dünyada bazı insanlar uzun süre kariyer yapıyor, hatta bazıları ciddi emekler harcıyor. Kimi çalıştığı alanda ünlenebiliyor. Büyük iş kadını, iş adamı vs oluyor. Aslında verilen plaketin madden bir değeri yok, sembolik bir anlamı var. Anlamı, pek çok kişi tarafından alkışlanmak, takdir edilmek. Hatta bazılarına makamı gereği büyük saygı duyuluyor.

Halbuki bu ödül törenleri ve ödül alan pek çok kişi unutuluyor. Pek çok kişi tarafından takdir edilmiş kişi de unutuluyor.

Dünya hayatında; birileri plastik ödül tutuşturup, alkışlayıp, takdir edip; mikrofon verince kendimizi çok özel, seçkin, önemli sanıyoruz da aslında gerçekte bunların gelip geçici olduğunu unutuyoruz. Dahası bu dünyada milyonlar tarafından takdir edilsek bile, ahirette Yaratıcı tarafından takdir edilmedikçe bir hiçiz…

Bu dünya böyle, yapay bir takdir dünyası. Gerçekten namuslu, iyi işler yapanlara bir şey demiyorum da bazı insanlar çok boş sebeplerden de takdir edilebiliyor. Sırf -Allah tasarlamış olmasına rağmen- kişinin kendi eseriymiş gibi güzel diye takdir edilip saygı gösterilen beyler-hanımlar var. ”Onun özelliği güzel olmak” diye takdir ediliyor. Bir insanın gerçek özelliği güzelliği ya da parası olabilir mi? İnsanlar bizi kaşımızla, gözümüzle, işimizle, kariyerimizle, cüzdanımızla sevimli görüp saygı duyup takdir edip severken; ahlakı için takdir edilen, özenilen kişi neredeyse hiç yok.

Kaç kişi en gerçek- hatta tek gerçek ödül töreninin- Hesap Günü’nün farkında? İnsanların takdiri ya da beğenisi için çalışıp, bundan tatmin ve mutlu olan insanoğlunun durumu bence içler acısı.

Bizim için tek anlamlı, geçici olmayan, dönüşü olmayan, kalıcı ve gerçek tek takdir; Allah’ın takdiri. Üstelik çıkarlarla, gelip geçici, gerçekte bizle alakası olmayan, dünyevi/maddi şeylerle alakalı değil. Elimize plastik bir ödülde tutturulmayacak. Üstelik orada bu dünyanın tek gerçek seçkin insanları ödüllendirilecek. Yani eğer Allah’ın takdirini kazanırsak, işte esas seçkin insanlarla bu mutluluğu paylaşmış olacağız. Gerçek onur da bu. Allah dilerse, Yusuf Peygamber gibiler, İbrahim Peygamber gibiler ile paylaşabileceğiz bu onuru…Saçma bir popçu ile değil, tüm bir ömrünü gerçek bir ahlak, namus, başarı üzerine kurmuş gerçek onur sahibi insanlarla!


İnşallah biz de bu gerçek ödül törenine hazırızdır. Makyajımız ve giydiğimiz kıyafet bir süre sonra unutulurken bu dünyada, ahirette verilen bu ödül kalıcı bir yaşantı olacak. Ahirette bu güzel an hiç geçmeyecek. İnşallah ahirette müthiş güzellikteki hayata adım atanlardan oluruz.

Şu iğreti, basit hayat bir oyun ve eğlenceden başka şey değildir. Sakınıp, korunanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz? (Enam Suresi- 32)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.