Alay Etmekten Başka Bir Şey Yapamayan Ateistler

Alay eden ateistlerle defalarca karşılaştım. Alay eden bu dinsiz takım bunu daha çok bir meşgale olarak yapıyor, yani inançlılarla alay etmek hobi gibi bir şey onlar için. Arada sırada politikacılara sararken biraz da Allah’a inananlara saralım diye tamamen can sıkıntısı, kendini tatmin etme, vakit öldürme ve Allah’ın var olduğuna inanan bir kitleyi hazmedememekten kaynaklanan acizce bir tutum.

Böyle durumlarda biz müminlere düşen onlara zarar verme yoluna gitmek değil elbet. Onları dost edinmemek, onlardan uzak durmak. Nice inançlı insanların, peygamberlerin de başına böyle olayların geldiğini bilmek ve Allah’a dayanmak, sabretmek. Çünkü Allah, “Muhakkak ki biz alay edenlere karşı sana yeteriz. Hicr Suresi, 95 demektedir. İşte Nuh peygamberden bir örnek:

Ve o gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri ona her uğradıklarında onunla alay ettiler. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.” (Hud Suresi, 38)

Ateistler asıl alay edilecek konumda olanların kendileri olduğunu kavrayamıyorlar. Sayısız delillere rağmen Allah’ı ve gerçek din İslam’ı inkar et, sonsuz yaşamı inkar et, hayat boyu boş boş yaşa ve sonunda sonsuz bir cehennem azabı kazan! Gel de bu kafirlerle alay etme! Ama biz alayımızı sonraya, ahirete saklıyoruz.

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay ediyorlar. Takva sahipleri kıyamet gününde onlara üstün olacaklardır. Allah, dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır. (Bakara Suresi, 212)

Ateistlerin alaycı yaklaşımı sadece inananlarla ya da sadece Müslümanlarla sınırlı değil elbette. Onlar dinlerle, peygamberlerle, meleklerle, cennet ve cehennemle, kitaplarla, kıssalarla, kutsal saydığımız her şeyle dalga geçiyorlar. Oysa geçtikleri alaylardan söyledikleri sözlere kadar haber veren kitabımız Kuran, hiç de öyle alay edilebilecek türden bir kitap olmadığını kanıtlıyor:

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı azap vardır. (Casiye Suresi, 9)

İnkarcıların bu tavrı yeni bir şey değil, binlerce yıl önceki inkarcılar da binlerce yıl önceki inananları alay ederek aşağılamışlardı fakat kazananlar inananlar oldu:

Andolsun biz, Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına göndermiştik de, “Ben alemlerin Rabbi’nin peygamberiyim” demişti.

Onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı. (Zühruf Suresi, 46-47)

İzlediğim bir programda içinden kablolar geçtiği için göze akılsız tasarım diyen bir doçent vardı, al işte, aynı kafa, delilleri önemsizleştirme, mucizeleri görememe, her şeyi alaya vurma:

Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından kendileri mi daha zor, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar. (Saffat Suresi, 11-12)

Bize düşen, alay edildiğimizi anladığımızda, onların ofislerini basıp kendilerini öldürmek değil, oradan uzaklaşmaktan ibarettir. Bundan ötesini istemeye, “Allah’a, Peygambere, Kuran’a hakaret edildi, şunları haklayalım da bir daha alay edemesinler!” demeye hakkımız yok. Başka türlü davranırsak Allah’ın emrini çiğnemiş oluruz.

Kitapta Allah size şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini yahut alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Allah münafıklarla kafirleri cehennemde toplayacaktır. (Nisa Suresi, 140)

Bırakalım çaresizce alay etsinler, oyalansınlar, bizi düşük görsünler. Yaptıkları sadece bu zaten. Bir ahlak temelin olmazsa, saygın ve hoşgörün olmasına da gerek yoktur elbet. Biz sabredelim, onlarla delillerimiz alay etsin ve sonunda Allah’ın izniyle cezalandırıldıklarını görmeyi umalım:

Muhakkak ki, suçlular, inananlara gülerlerdi.

Onların yanlarına geldikleri zaman, birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

Ailelerine döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi.

Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.

Oysa onların üzerine gözetici olarak gönderilmediler.

İşte bugün, iman sahipleri, küfre batmışlara gülüyorlar.

Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.

Kafirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?

(Mutaffifin Suresi, 29-36)

 

 

 

“Alay Etmekten Başka Bir Şey Yapamayan Ateistler” için 4 yorum

  1. Bu yazının ateistleri ikna için değil, müminleri motive edici yönde olduğunu göremeyecek kadar zavallı olanlar, bu yazı ile de azaptan korkup iman mı edeyim şeklinde alay etmeye çalışmış. Yazık. Hayır umabilecekleri bir şey de yok… Kendini ”ben zeki biri olmalıyım” diyerek tatmin etme çabası herhalde.

  2. insanın insana kul köle olmasına izin veren tanrıyla alay etmesinler de ne yapsınlar? neymiş o dönemde kölelik kalkarsa sıkıntı olurmuş. ne yani koca allah köleliğin kaldırılmasına müsait bir düzen kuramamış mı? her şeyi yaratan tanrı kendi yarattığı düzenin kurallarına uymak zorunda kalır mı? kölelik olmasın dese olmazdı. yok o dönemde köleliği yasaklayamazdı sorun olurdu diyen allah,’a gerçekten değil hobi olarak inanıyordur.

    1. Kuran köleliği yasaklayıp insanların eşit olduğunu bildirmiştir.

      Kuran`da belirtildiği üzere peygamberlerin bile köle edinme yetkisi yoktur. Allah`ın dışında, yani yaratılmış bir şeye kulluk-kölelik en büyük günahlardandır:
      Zümer

      29. ALLAH, çelişen ortaklara sahip bir adam ile bir tek kişiye bağlı olan adamın örneğini verir. Bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Övgü ALLAH`adır. Ancak çokları bilmez.

      (İnsanın tek bir efendisi vardır o da Rabbimiz. Yüce Yaratan`dan başka bir kimseye kulluk-kölelik şirktir ve bu ayette de yalnız Allah`a kul olan ile,
      yaratılmışlara da kul olanlar bir örnekle karşılaştırılıyor. Ve bu ikişinin aynı olmadığı belirtiliyor. )

      Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oğlu Mesih`i ALLAH`tan sonra rabler (efendiler) edindiler. Oysa, yalnız tek Tanrı`ya kulluk etmekle emredilmişlerdi.

      O`ndan başka tanrı yoktur. O, eş koştukları kimselerden de çok Yücedir. (9: 31)

      De ki: `Kitaplılar! Bizimle sizin aranızda aynı olan bir ilkeye geliniz: ALLAH`tan başkasına kulluk etmeyelim ve O`na hiç bir şeyi ortak koşmayalım, birimiz diğerini ALLAH`tan sonra rabler edinmesin. ` Kabul etmezlerse, `şahit olun, biz müslümanlarız! deyin. (3: 64)

      Ali İmran Suresi
      79. Ayet: Allah`ın kendisine kitap, bilgi ve peygamberlik vermiş olduğu hiçbir kişinin kalkıp da insanlara: “Allah`a değil bana kul olun” diyebilme yetkisi yoktur. Ancak: “Kitabı öğretmekte ve ders alıp vermekte olmanız sebebiyle Allah yolunun erleri olunuz!” der.

      Hud Suresi 2. Ayet: şöyle ki, Allah`tan başkasına kul olmayın! Ben size O`nun tarafından müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiş bir peygamberim!

      Enbiya Suresi
      98. Ayet: ” Siz ve Allah`ın berisinden, kulluk/kölelik ettikleriniz, cehennem odunusunuz. Hepiniz oraya gireceksiniz. ”

      İslam dininden sonra hiçbir Müslüman köle edinememiştir(Kuran`daki gerçek İslam’ın uygulandığı dönemler). Ama cahiliye döneminden kalma kölelerin bırakılması adım adım olmuştur. Ayetler en ufak bir şeyde eldeki kölelerin serbest bırakılmasını, onlara maddi yardım yapılmasını ve çağı gelmişse-istiyorsa evlendirilmesini emreder. Örneğin:

      5 Maide Suresi
      89 ALLAH rast gele ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile ettiklerinizden sizi sorumlu tutar. Yemininizi bozarsanız cezası, ailenize genellikle yedirdiğiniz yemeklerden on yoksulu doyurmak veya giydirmek veya bir köleyi salmaktır. Kim bulamazsa üç gün oruç tutmalı. Bu, bile bile ettiğiniz yeminlerinizin cezası. Yeminlerinizi tutun. ALLAH güzel karşılık veresiniz diye ayetlerini böyle açıklıyor.

      BELED

      12. Zor yolun ne olduğunu bilir misin?

      13. Köleleri özgürlüklerine kavuşturmaktır;

      Savaş esirlerinin bile köle edinilemeyeceği açıkça belirtilir.

      “Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığında salın. Savaş durumu kalkıncaya kadar bunu uygulayın. “(47-4)

      Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler. (Nahl 75)

      Burada da yine Allah`tan başkasına kulluk eden bir kimse ile, yalnızca Allah`a kulluk eden özgür insan karşılaştırılıyor ve kölelik yeriliyor. Ayrıca zenginliğin de fakirlikten üstün tutulduğunu görüyoruz ayette. Bu ve benzeri ayetler kulluğun sadece Allah`a karşı olması gerektiğini belirtmekte.

      Ve asıl, hırsızlığın bile yasak olduğu bir dinde, kölelik yani insan özgürlüğünü çalma tamamen kalkmış demektir.
      Düşünsenize, bir insanın arabasını veya kalemini izinsiz almak bile yasakken, o insanın kendisini çalarak köle edinmek hayli hayli yasaklanmış demektir.

      Yani bir insanın bir eşyasını bile izinsiz alamıyorsanız, o kişiyi kendinize zorla köle hiç yapamazsınız demektir.
      Ve yine ayetlerde belirtildiği üzere tüm insanlar dilediği gibi inanmakta ve yaşamakta özgür olduğuna göre imtihan dünyası gereği, yine kölelik yasaklanmış demektir İslam dininde.

      alıntıladığım bu yazıyı bir okuyun derim:

      http://www.diniyazilar.com/2011/06/islam-koleligi-yasaklamistir/

      allah bizleri özgür irade sahibi yapmış ve kötülüklere izin vermiştir ki, kimin ne olduğu açığa çıkabilsin. gerçi kendisi kimin ne olduğunu biliyor ama biz kendimizi bilmiyoruz. bu dünyada kendi kendimizi göreceğiz.

    2. Allahın köleliğe izin verdiginemi inanıyorlar ? Fatiha süresinde ne diyor. “Yalnız sana kulluk eder yalnız senden yardım dileriz ” anlayıp idrak edebilmek duası ile ..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.