Kuran’a Göre Seferi Namazı

 

Yolculuk halinde namaz konusunda her kafadan ses çıkarken biz Kuran’a bakalım.

Nisa suresi 103.ayette de belirtildiği gibi:

Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

Kuran’da, savaş halinde bile namaz kılındığı, bir topluluğun namaz kılanları beklemesi-gözetme görevleri yapmaları, daha sonra kılmayan topluluğun kılıp kılanların aynı şekilde onları beklemeleri anlatılır (nisa 102).

Güvenliği tehdit eden bir unsur olduğunda da yürüyerek veya binek üzerinde kılınabileceğini bakara 239’dan öğreniyoruz:

Bir korku ve endişe duyarsanız yürüyerek veya binit üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin.

Ayetlerden hiçbir şekilde namazın bırakılmaması gerektiğini anlıyoruz. Allah, savaşta bile namazı erteletmemiş, kılınmasını emretmiştir. Yolculuk yapacak olanların, yolculuklarını namaz vakitlerine göre ayarlamaları gerekir. Kuran’da, oruç ibadetinin kazası varken, namazın kaza edilmesi ile ilgili bir ifade olmadığını da hatırlayalım.

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman küfre sapanların size bir kötülük etmesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah olmaz. Çünkü inkarcılar sizin için apaçık bir düşmandır. Nisa suresi, 101

Kuran, savaş gibi güvenliğin olmadığı bir zamanda bile namazı bırakın demiyor. Bildiğimiz şekilde veya yürüyerek veya bir binekte yerine getirin diyor. Güvene ulaşınca namaza devam edin eskisi gibi diyor. Bu arada, korku zamanı namaz imkanı varsa yine tam yapabilirsiniz, ayet sadece kısaltmanızda günah olmaz diyor. Namaz kısaltmaktan kasıt ise bana sorarsanız rekat olarak değil süre olarak bir kısaltma. Zaten Kuran rekat sayılarını vermiyor. Normal zamanda dileyen dilediği kadar, kıyam, rüku ve secde hareketleri ile birlikte namaz kılabiliyor.

Namazı tamamlayınca, artık Allah’ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur. Nisa suresi, 103

Bu ayetten de hem namazın vakitlerinin kuran tarafından belirlenmiş olduğunu, hem namazlardan sonra da Allah’ı anmamız gerektiğini, hem de güvene kavuşunca namazları kısaltmadan tam olarak kılmamız gerektiğini görüyoruz.

Tabi bir de 90 km. meselesi var. Kim uydurmuş, nasıl uydurmuşsa, herkese yedirmiş bu meseleyi. Bu uydurmaya göre, 90 km. yol gidenler seferi oluyor, namazı kısaltabiliyor. Yani örneğin işiniz için İstanbul içinde bile iki uzak semt arası gidip geliyorsanız, Mehmet Okuyan’ın dediği gibi her gün seferi oluyorsunuz bu mantığa göre. Ama ne yazık ki 89 km. yol giderseniz namazı uzun kılmak zorundasınız…

Tabi ki Kuran’da böyle bir şey yok. İlgili ayetleri yukarıda paylaştık. Zaten bu konudan söz edenler ayetlerden değil uyduruk rivayetlerden delil getirebilirler ancak.

Yani güvenliğiniz tehdit altındaysa, bir tehlike, bir savaş durumu varsa, namazı kısaltabilir ve yürüyerek veya binek üstünde kılabilirsiniz. Bunun dışında namazları vaktinde yerine getirmekle yükümlüyüz.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.