Evrendeki 4 Temel Kuvvet ve Allah’ın Hakimiyeti…

Allah, pek çok ayetinde, bizleri yarattıkları üzerinde düşünmeye davet eder. Yeri ve göğü yani evrenimizi incelemeye bizleri çağırır. (Bkz: Ali İmran 191) İman eden ve Allah’ı gereğince takdir etmeye çalışan, O’nun bizlere indirdiği kitabı hakkıyla okuyan ve akıl eden kişi bilir ki; evrenimizi incelemek yani bilimsel incelemede bulunmak, bizleri Allah’a daha da yaklaştıran, O’nun yüceliğine ve bilgisine şahit olarak O’na daha da ısınmamızı sağlayan güzel bir kaynaktır. Bizler, bilemediğimiz bilgilerden ötürü değil, öğrendikçe ve bilgimizi arttırdıkça daha da Allah’a şükreden kullar olmayı ve ancak bilgi sahibi olarak gerçek iman edenlerden olabileceğimizi Kur’an’dan öğrendik. Bu anlamda, bilmediği her şeyi (haşa) Tanrı’nın varlığına yorduğumuz iftirasını içeren boşlukların Tanrısı iddiasını da kınıyorum. Bizler, Kur’an’a uyma gayretinde olacaksak, bilgiyi seven insanlar olmalıyız.

Evrenimizdeki 4 temel kuvveti düşünürken, Allah’ın ne kadar da Yüce bir Yaratıcı olduğunu içimde idrak ediyordum… Gerçekten, Allah çok çok Yüce. Bilgisi sonsuz derecede derin ve uçsuz bucaksız. Evrenimizi incelediğimizde, en ufak bir detayın bile atlanmadığını, ince ince hesaplar içerdiğini, tüm evrenimizdeki her detayın –en ufak zerresinden, en birbiri ile alakasız gibi görünen oluşumların- birbiri ile ilintili olduğuna şahit oluyoruz. Örneğin, damarımız içindeki kanın basıncı ve dış ortamdaki basınç… Hepsi birbiri ile etkileşimde bulunmak durumunda olduğundan, her bir yapı hassas bir dizayn ve akla ihtiyaç duyuyor. Bu dizaynı oluşturan Yüce Aklın sahibi tabii ki bu koca Evrenden üstün olması gereken bir Yaratıcı, Allah. Evreni ve oluşabilecek diğer ihtimalleri (evrenler) düşününce, Yaratıcının sınırsız bir güce, kudrete, akla sahip olması gerektiğini de anlıyoruz.

Evrenimizdeki 4 temel kuvvete dönelim ve bunların ardında işaret edilen akla, merhamete ve bilgiye bakalım derim… Yani Rabbimizin merhametine, aklına, bilgisine…

Evrenimizde 4 temel kuvvet var. Bunlar:

  1. Güçlü Nükleer Kuvvet
  2. Zayıf Nükleer Kuvvet
  3. Elektromanyetik Kuvvet
  4. Kütle Çekim Kuvveti

Güçlü Nükleer Kuvvet:

Çevremizde gördüğümüz her şeyin, kendimiz de dahil olmak üzere atomlardan oluştuğunu biliyoruz. Atomun çekirdeğini oluşturan tüm parçacıkları bir arada tutan ve fizik kurallarının tanımlayabildiği en şiddetli kuvvet güçlü nükleer kuvvettir. Bu kuvvet, atomun çekirdeğindeki parçacıkların dağılmadan bir arada durmalarını sağlar. Atomun çekirdeği bu şekilde oluşur. Bu kuvvet o kadar büyüktür ki çekirdekteki parçacıkların adeta birbirine yapışmasını sağlar. Bu yüzden bu kuvveti taşıyan çok küçük parçacıklara Latincede yapıştırıcı anlamına gelen gluon denilmektedir.

Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, her şeye vekildir.

(Zümer, 62.ayet)

Zayıf Nükleer Kuvvet:

Evrendeki tüm düzeni sağlayan en önemli etkenlerden biri de atomun kendi içinde dengeli bir yapıya sahip olmasıdır. Bu denge sayesinde, maddeler bir anda bozunmaya uğramaz ve insanlara zarar verecek ışınlar yaymaz. Atomun bu dengesini sağlayan (Allah’ın rahmet ve kudreti ile yarattığı) çekirdekteki parçacıklar arasında var olan zayıf nükleer kuvvettir. Zayıf nükleer kuvvetin etki ettiği parçacık bozunarak, kendisi ile akraba bir parçacığa dönüşür. Böylece atom, parçalanmadan başka bir atoma dönüşüp varlığını korumaya devam eder.

O, dilerse yok eder ve yeni bir yaratma ile yeni şeyler getirir.

(İbrahim, 19.ayet)

Bu kurulan sistem sayesinde, canlılar, kontrolsüz olarak çevreye dağılıp zarar verecek parçacıklardan gelebilecek tehlikelere karşı adeta bir emniyet kemeri gibi korunmuş olur.

Size Rahman’dan başka yardım edebilecek ordular kimlerdir?

(Mülk, 20.ayet)

O rahmandır, rahimdir. (merhamet gösterendir/merhametin kaynağıdır) (Bakara, 163.ayet)

Elektromanyetik Kuvvet (Elektronları Yörüngede Tutan Kuvvet):

Bu kuvvetin keşfedilmesi, fizik dünyasında bir çığır açtı. Her cismin kendi yapısal özelliğine göre bir elektrik yükü taşıdığı ve bu elektrik yükleri arasında bir kuvvet olduğu öğrenilmiş oldu.

Kütle Çekim Kuvveti (Evreni Yörüngelerde Tutan Kuvvet):

Bir haberleşme uydusunun dünya etrafında sabit bir yörüngede dönmesi, evrendeki gezegen, yıldız ve uyduların denge içinde hareketlerini sürdürmesi, suların şelalelerden aşağı doğru akması, yeryüzünde rahatça yürüyebilmemiz gibi bir çok olay kütle çekim kuvvetinin varlığı ile gerçekleşmektedir. Okyanus kenarlarında daha rahat gözlemlenebilen gel git olayı da bu kuvvetin varlığına örnektir.

Bu kuvvetten ve daha pek çok fiziksel kuvvetin varlığını kullanarak, Allah’ın yarattığı materyalleri ve onlara koyduğu potansiyelleri kullanarak, hayatımızı kolaylaştıran bir sürü alet oluşturuyoruz. Bunları oluştururkan kullandığımız akıl bile O’nun vermesi. Bu sebeple, aslında insan oluşumu diye adlandırılan teknolojik ürünlerin esas Yaratıcısı da Rabbimiz. Bunları yapmamıza izin veren de O. (Bkz: Zuhruf 12.ayette dediği gibi gemileri yaratan O)

Atoma, atom ağırlığına ve atom altı parçacıklara işaret eden şu ayeti de paylaşarak yazımı bitirmek isterim:

Yeryüzünde ve gökyüzünde zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalmaz. O’ndan daha büyüğü veya daha küçüğü yoktur ki, Kitab-ı mübin’de olmasın. (Yunus, 61.ayet)

Allah’ın verdiği akılla, Allah’ın yarattığı mükemmellikler üzerinde daha da düşünmemizi ve bu düşünce ile kibirlenmek yerine daha da şükreden, boyun eğen, teslim olan, takdir eden kullardan olmamızı temenni ederim.

*Fizikçi değilim, yazıdaki bilgiler benim öğrendiklerim. Sevgi ile…